Tanzimat Romanları ve Olanaklar, Yararlanılan ya da yararlanılabilecek olan uygun koşullar olanak olarak değerlendirilmektedir. Toplum içinde her bireyin karşısında farklı olanaklar çıkmaktadır. Bireyler, olanaklarını kimi zaman yeşertebilirken kimi zaman ise elinin tersiyle itmektedir. Karşımıza çıkan olumlu ya da olumsuz birçok anın bizim tercihlerimize ve inancımıza göre şekillendiğini belirtmek gerekmektedir.
Tanzimat Dönemi Romanları ve Olanaklar Nedir?
Olanaklarımızı yeşertmek, inanç oluşturmak hiç de kolay değildir fakat bireye katkısının ne kadar büyük olduğunu da görmezden gelmek doğru olmayacaktır. Türk edebiyatında birçok dönemde kaleme alınmış roman karakterlerinin bu zıtlık üzerinde yer aldığını söylemek mümkündür. Batılı tarzda romanın edebiyatımıza girdiği Tanzimat Dönemi ile birlikte olanaklarını yeşerte bilen, inanç oluşturabilen ve savrulan bireylerin zıtlığı romanlarda işlenmeye başlanmıştır.
1875 yılında kaleme alınmış, bu dönem romanlarından olan Ahmet Mithat Efendi’ye ait Felatun ve Rakım Efendi adlı romanda “yanlış Batılılaşma” teması etrafında Rakım Efendi’nin olanaklarının farkında olan, çalışmaya ve hayata karşı inancı olan bir birey olduğunu söylerken Felatun Bey’in ise olanaklarını ve hayatını farkında olmadan savrulup giden bir tip olduğunu söylemek mümkündür.
Yine aynı dönem eserlerinden Recaizade Mahmut Ekrem’e ait olan Araba Sevdası adlı eser de bu temanın yer aldığı bir romandır. Edebiyatımızdaki ilk realist roman olarak kabul edilen romanda da esasında yanlış Batılılaşma işlenmektedir. Roman karakterlerinden Bihruz Bey mirasyedi, kendini, hayatını farkında olmayıp, olanaklarını harcayan bir bireydir.
1876 yılında Namık Kemal tarafından yazılmış olan ilk edebî eserimiz İntibah’ta da Ali Bey hayatını farkında olmayan, var olan olanaklarını savuran bilinçsiz bir karakter olarak işlenmiştir. Tanzimat Dönemi romancılarından Mizancı Mehmet Murat’a ait olan Turfanda mı Yoksa Turfa mı? adlı eserde de Mansur Bey ideallerinin pesinden koşan inancı olan bir bireyi temsil ederken, Murat ise zıttı bir karakter olarak kaleme alınmıştır.
Sonuç olarak günümüzde de geçmiş çağlarda da olanaklarını yeşertme gayreti içinde olan bireyler ve bu imkânı ellerinin tersiyle iten bireyler yer almıştır. Bu konu farklı temalarla birlikte romanlarda da Tanzimat Dönemi’nden itibaren işlenmiştir. Bu yazıda kısaca Felatun Bey ve Rakım Efendi, Araba Sevdası, İntibah ve Turfanda mı Yoksa Turfa mı? adlı eserlerdeki karakterlerin olanaklarına olan bakış açılarına değinilmiştir.










